Front Page 
 
 Aile Albümleri
 Toronto Festival
 
 Azerbaycan Albümler
 
 Azerbaycan Zaman ve haber
 
 Bize Ulaşın
 
 Dış Gezilerim Albümü
 
 Kanada
 Turkish Students Association at York
 canadaturk.ca Makale
 Göçmenlik
 Öğrencilik
 
 Kitaplarım
 Karakutu- Ergenekon'un Karanlık İsmi Tuncay Güney - YENI
 Azerbaycan Alperenleri - İlk Yıllar YENİ
 Keşmir'de Hz. İsa Efsanesi
 Mesih'in Hızır'ı Barnaba
 Hazar'ın Kurtlar Vadisi
 Net Kırılma
 Matrix'in 11 Eylül Kurgusu
 Kurtar Bizi Kanada
 Petrol Satrancı
 September 11 Fiction of Matrix- English
 Tolstoy was a Muslim
 Vadi'nin Şifresi Çözülüyor
 
 Röportajlarım
 
 Sunrise Dergi Haber-Makale
 
 Türkiye / Kanada Albümleri
 
 Yazılarım
 Dış Politika
 Ekonomi
 Gündem
 Kafkasya
 metafizik.com Makale
 Ortadoğu
 platform.de Makale
 sonsaniye.net Makale
 subatsogugu.web.tr Makale
 Türkistan
 İç Politika
 Satanizm
 
 Özgeçmişim CV
 CV English Resume
 Personal Statement
 
 Şiirlerim
Ara

Yazılarım : Kafkasya Son güncelleme : Feb 28th, 2006 - 14:07:24


Rusya'nın Yahudi Oligarhlarla dansı!
By Faruk Arslan
Feb 28, 2006, 14:06

Bu sayfayı Email et
 Print et
Rusya'da yeni bir Hitler vakası ile mi karşıkarşıyayız ? Putin, 2004 yılı başkanlık seçimlerinde altını oyan Yahudi petrol baronlarının ABD ile ortak hareket ettiğini düşünüyor olabilir. Haksızda sayılmaz. Rusya ve kendi kaderi Yahudi Oligarhların temizlenmesine bağlı.
Rusya'nın ekonomisi son yıllarda büyük oranda enerji ihracatlarından gelen gelire endekslendi. Petrol fiyatları düşerse ekonomik krize giren, yükselirse rahatlayan Rusya'da medya ve petrol baronlarının ortak özellikleri Yahudi olmalarıydı. Bu kuralı Hitler gibi değiştirmeye çalışan Putin, ülkenin dört büyük Yahudi Oligarh'ını da bakın nasıl kısa sürede diskalifiye etti.
Putin'in ilk hedefi Nezamisnaya Gazetaa, İzvestiya gibi gazetelerin sahibi, BDT Genel Sekreterliği yapmış, esasen bir petrol baronu olan Boriz Brezevsky idi. Kremlin'de Yeltsin döneminde itibarlı bir konuma gelen bu Yahudi Oligarh'ı Putin, Çeçenlere silah sattığı için affetmedi. Brezevsky, Çeçenlere el altından silah sağlayan Rus generallerin paralarını Londra'ya hesaplarına yatırıyor, Çeçenlerden ise peşin alıyordu. Dudayev, Şamil Basayev ve Raduyev ile görüşmelerinin kayıtları sanırım Putin'i çileden çıkarmıştır. Brezevsky, pılıyı pırtıyı toplayıp Rusya'yı terkedeli dört yıldan fazla oldu. Londra'da Putin sonrası için hesaplar yapıyor. ABD-İsrail ve İngiltre üçgenine hizmet ediyor.
Putin'in ikinci hedefi, Rusya'da biraralar kaliteli, tarafsız, eglenceli yayınları ile Sovyet kalıntısı tvleri silmiş ve 100 milyon izleyici kapasitesine ulaşmış NTV Tv'nin sahibi Aleksandr Gussınsky idi. Bu medya imparatoruna KGB kalıntısı Putin'in sabrı uzun sürmedi. Sürekli Putin'i eleştiren NTV susturulmalıydı. O'da yurtdışına kaçarak yakayı kurtardı. Ancak geçen aylarda Atina'da yakalandı. ABD'nin devreye girmesi ile Yunanistan'ı terketmemesi şartıyla kefaletle serbest bırakıldı. Bu Yahudi Oligarh'da diğerleri gibi bir petrol baronuydu. Putin'e göre Batı'ya çalışan bir ajandı.
İngiliz Chelsea futbol kulübünün sahibini Roman Abramoviç de petrol baronu bir Yahudi Oligarh. Chelsea takımına 250 milyon dolar harcadı. Bugünlerde Chelsea'nın 1 milyar dolara malolacak yeni stadına 350 milyon dolar harcamaya hazırlanıyor. Onunda arası Putin ile açık. Yeltsin döneminde Rusya dışına çıkartılan 200 milyar dolara yakın Rus kara parasını izini takip eden Putin, adresin Abromoviç olduğunu keşfetmekte gecikmedi. Bu paraların büyük bölümü henüz Rusya'ya döndürülemedi.
Şahsi serveti 10-12 milyar civarında olduğu söylenen Rusya'nın en zengin kişisi Mihail Hadorkovsk, hakkındaki suçlamalar ispatlandığı takdirde en az 10 yıl hapiste kalacak. 40 yaşında genç bir Yahudi işadamı. Yeltsin döneminin özelleştirme zenginlerinden ve Rusya'da 'Oligarklar' denen 7-8 kişiden meydana gelen bu yeni zenginler grubunun en önemli üyelerinden olan Hadorkovski Moskova'da bir fabrikada çalışan bir mühendis ailenin tek erkek çocuğu. Sovyetlerden kalan kalıntıyı iç etmnin yollarını daha dağılmadan önce bulan Hadorkovski, kurduğu kooperatifi ve bankası ile kısa sürede milyarlar kazandı. 1991-93 yılları arasında bizzat kendisi de devlette görev alan; önce zamanın başbakanının özel ekonomi danışmanı, daha sonraları da Yakıt ve Enerji Bakanlığı'nda bakan yardımcılığı görevni yapan bu uyanık Yahudi, devlet memuru iken malı götürmüş. Ticaret şirketleri tahıl, petrol, şeker, maden pazarlayarak ya da satarak muazzam kârlar elde ederken; bankası Menatep de hem Moskova Belediyesi'nin ve hem de paralı önemli federal bakanlıkların hesaplarını üzerine alarak bu hesaplar sayesinde kısa zamanda milyar dolarlık bir banka olup çıkmıştı.
Bu dört kafadarın buluştuğu şirket ise Yukos ve yeni birleştiği ortağı Sibnefttir. Yukos ve Sibneft şirketlerinin geçen ay resmen birleşip YukosSibneft adını alan ve dünyanın dördüncü büyük petrol şirketi haline gelen bu dev şirketin mülkiyeti, kontrolü, hisseleri ve bunların geleceği konusu bu krizin en temel sebebi. Putin yönetimin başsavcılık kanalıyla hisselerin yüzde 44'üne el koyması ya da bunları dondurmasından önce YukosSibneft'in hisse dağılımı şöyleydi: Mihail Hadorkovski yüzde 26,48, bir başka oligark ve İngiliz Chelsea futbol kulübünün sahibini Roman Abramoviç yüzde 26,01, Hadorkovski'nin arkadaşları Leonid Nevzlin yüzde 3,56, halen hapiste olan Platon Lebedev yüzde 3,11, Mihail Brudno yüzde 3,11 ve Vasili Şaknovski yüzde 3,11... İsmi gözükmeyen Boris Brezevsky, Sibneft'in gizli ortağıdır...
Bu değişik hisselerden yüzde 44'ü bugün el konulmuş durumda ve bunlar üzerinde herhangi bir işlem yapılamıyor. Ne var ki, el konulan hisselerin büyük bölümünün sahibi olan Hadorkovski'nin hisselerinin başına geleceğini önceden iyi tahmin ettiği için bu konuda en az 2 ay önce çok özel bir anlaşma yaptı. Bu anlaşma Hadorkovski ile ünlü Yahudi bankerlerden Lord Jakob Rothschild arasında yapılmış çok önemli bir özel anlaşma. Buna göre, Hadorkovski sahibi olduğu hisselerinin oldukça büyük bir bölümünü Lord Rothschild'e çok önceden devretmiş bulunuyor. Tahminlere göre, devredilen hisselerin değeri yaklaşık 8 milyar dolar ve Lord Rothchild bu hisselerle YukosSibneft'i kontrol edebilecek güce ve imkana kavuşmuş bulunuyor. Hadorkovski ile Lord Rothschild esasen çok iyi dostlar. Hadorkovski'nin Londra'daki Açık Rusya Vakfı'nda yıllardır birlikte çalışıyorlar. Herhalde hem bu yakın dostça ilişkilerden hem de Rothschildler'in gücüne duyduğu güvenden olsa gerek Hadorkovski kontrol hisselerini bu ünlü ve güçlü bankere emanet etmiş oluyor.
Hapishanede bulunan Hadorkovski'nin geçen hafta YukosSibneft'in icra kurulu başkanlığı (CEO)ndan istifasıyla yeni koltuğa şirket hemen Simon Kukes adlı bir Amerikalı yöneticiyi atadı. Yeni CEO Kukes yabancı yöneticilerin de yer aldığı 7 yöneticiden meydana gelen yönetim icra kurulunun yeni başkanı oluyor böylece. Aslen Rus asıllı bir Amerikan vatandaşı olan Kukes, Rus petrol dünyasının iyi bilen, bu dünyanın içinde yıllarca çalışmış bir yönetici. 1990'lı yıllarda Rus Tyumen petrol şirketini yönetmiş olan Kukes geçen yaz Yukos'a geçmişti. Kukes'e ilaveten bir başka Amerikalı yönetici de YukosSibneft'in icra kurulunda görev alacak muhtemelen. Bu şahıs YukosSibneft'in işletmeden sorumlu alt şirketi Yukos-Moskow'un başına geçen hafta Hadorkovski'nin arkadaşı-ortağı Vasili Şaknovsky'nin savcılık tarafından vergi kaçakçılığı takibatı başlatması üzerine getirilen Steven Theede adlı Kansaslı bir Amerikalı yönetici.
Rusya'yı karıştıran bu gelişmelerin baş oyuncusu ABD eski Dışişleri Bakanı Yahudi kökenli Henry Kissinger dan başkası değil. Putin'i isyan ettiren kriz onun Rusya'ya iki ay önceki ziyareti ve baba Bush vasıtasıyla Başkan Putin ile görüşmesiyle başladı. Hadorkovski'nin kurduğu, Londra'da hayır vakfı olarak tescil edilmiş Açık Rusya adlı vakfın mütevelli heyetinde bulunan yaşlı kurt, Putin'e bazı Amerikan petrol şirketleri adına Hadorkovski'nin Yukos-Sibneft'teki büyük hissesini satın alma sürecini başlatmak için geldiğini söyledi. Bu konuda kesin kararı verecek olan Başkan Putin'i razı etmek, onun muhtemel tavrını önceden öğrenmek isteyen Kissinger, Putin'in ABD ziyareti öncesi zemin hazırladı. Putin, Camp David'de Başkan Bush'a söz vermedi, hatta tek kelime dahi etmedi.
2004 yılı başından itibaren 12 milyar dolarlık Yukos-Sibneft dünyanın dördüncü büyük petrol şirketi ve dünya petrol piyasasının önemli oyuncularından biri olacaktı. Hadorkovski'nin Yukos-Sibneft'teki hisselerini Exxon-Mobil ya da Chevron-Texaco'nun satın almak istediğini belirten Kissinger'a Putin'in ne nasıl karşılık verdiğini Hadorkovski operasyonu ve yüzde 44'lükYukos hissesine el konulmasından sonra anladım. Putin, Yukos-Sibnefti tekrar Ruslaştırdı, millileştirdi ve ABD'nin dünya petrolünü tekeline alıp, petrol fiyatları ile oynama imkanı vermedi. Şirketin dev Amerikan petrol şirketlerince alınması dünya petrol piyasası bakımından şüphesiz çok önemli bir gelişme olacaktı. Böylece, üretim-arz durumundan fiyat teşekkülüne kadar bu piyasadaki Amerikan ağırlığı daha da artacak ve tabii gerçekleştiği takdirde OPEC de bu yeni durumdan önemli ölçüde etkilenecek; ayrıca zaten başlamış olan Amerikan-Rus petrol-enerji işbirliği sürecinde önemli bir adım daha atılmış olacak, daha doğrusu Rusya işgalsiz ABD kontrolüne tamamen girecekti.
Putin, bir Hitler değil belki ama Yahudi Oligarhlara ' Dur' demeyi başarması sürpriz bir durum. Yahudiler, 2004 yılı seçimlerinde büyük ihtimal Putin'e karşı yok edilemeyen son Oligarh petrol baronlar Rusı Viktor Çernomırdin ve Yahudi Oligarh ortağı Anatoli Cubais atlarına oynayacaklar.

© Copyright 2006 by FarukArslan.com

Sayfa Başı

Kafkasya
Son Eklenenler
Kafkasya ‘Aslan’ı arıyor
KUZEY KAFKASYA'DA İSLAMİYET
KAFKASYA MÜRİDİZMİ ve SOVYET TARİHÇİLİĞİ
Kafkasya'da etnik sorunlar
Ermeniler 518 Bin Türk'ü Öldürdü
Mor, kara veya antiyeşil darbe istemiyoruz!
Rusya'nın Yahudi Oligarhlarla dansı!
Stephan Kinzer'in yazamadiklari
Soykirim sendromu
Ararat'a bir bakış

FarukArslan.com