Front Page 
 
 Aile Albümleri
 Toronto Festival
 
 Azerbaycan Albümler
 
 Azerbaycan Zaman ve haber
 
 Bize Ulaşın
 
 Dış Gezilerim Albümü
 
 Kanada
 canadaturk.ca Makale
 Göçmenlik
 Turkish Students Association at York
 Öğrencilik
 
 Kitaplarım
 Azerbaycan Alperenleri - İlk Yıllar
 Hazar'ın Kurtlar Vadisi
 Karakutu- Ergenekon'un Karanlık İsmi Tuncay Güney
 Keşmir'de Hz. İsa Efsanesi
 Kurtar Bizi Kanada
 Mason Bektâşiler YENİ
 Matrix'in 11 Eylül Kurgusu
 Mesih'in Hızır'ı Barnaba
 Net Kırılma
 Petrol Satrancı
 September 11 Fiction of Matrix- English
 Tolstoy was a Muslim
 Vadi'nin Şifresi Çözülüyor
 
 Milli Ocak
 
 Röportajlarım
 
 Sunrise Dergi Haber-Makale
 
 Türkiye / Kanada Albümleri
 
 Yazılarım
 Dış Politika
 Ekonomi
 Gündem
 Kafkasya
 metafizik.com Makale
 Ortadoğu
 platform.de Makale
 Satanizm
 sonsaniye.net Makale
 subatsogugu.web.tr Makale
 Türkistan
 İç Politika
 
 Özgeçmişim CV
 CV English Resume
 Personal Statement
 
 Şiirlerim
Ara

Yazılarım : Gündem Son güncelleme : Subat 27, 2010 - 00:14:15


Ergenekon Spartan hükmen galibiyet peşinde!
By Faruk Arslan Milli Ocak 18 Subat 2010
Subat 27, 2010, 00:10

Bu sayfayı Email et
 Print et
“Türkiye’de neler oluyor?” sorusuna artık cevap vermekte zorlanıyorum. Sanki uzatma dakikalarında sık sık gol atılan ama doksan dakika sürmeyen, hiç bitmeyen bir futbol maçı oynanıyor. Bazılarına göre, bu zorlu karşılaşmanın 2011’deki genel seçim öncesi veya 2012’de cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi rövanşı var. Maçı kazanırsak, Avrupa Birliği’ne kabul olacağız, tur atlayacağız. Kaybedersek, demokrasisi asla yerleşemeyen sıradan bir 3. dünya Afrika veya Latin Amerika ülkesi olacağız, her an askeri darbe olması beklenen ligde kalacağız.

Türkiye’nin tüm sathı maçın oynandığı saha. Orta hakemin düdüğünü beğenmeyen kazan kaldırıyor. Bu arada yeni UEFA kuralarına göre, bir orta saha, 4 yan çizgi ve bir gözlemci toplam 6 hakem görev yapmasına rağmen, karşılaşmada bariz hukuk cinayetleri işleniyor. Hakemler, bazen saç baş yolduruyor, seyirciler sahaya iniyor, pankartlarda va ağızlarda “anadan üryan” abuk sabuk slagonların, kafa karıştırıcı fitnelerin bini bir para.

Yanılmadınız, takımın birinin adı: “Ergenekon Spartan”. Kökleri derin, cibilliyetleri karışık, dinleri, meşrepleri geniş, yabancı oyuncu oynatacak maddi güçleri, dayandıkları yerli, yabancı baron babaları ve oligarşide elitleri, derin nüfuzları mevcut. Takımın antranörü 90 yaşına merdiven dayamış usta bir “demagog”. Kendini atayan ‘Encümen’ efendilerinin gerçi yaş ortalaması da o civarda ya, neyse... Takımın sol kanadında oynayan Ergenekon’un “siyasi avukatı” ile sağ kanadında oynayan milliyetçi kurmayların borazanları “bozuk plak” gibi akordsuz çalıyor, kulak tırmalıyor.

“Asker”, “yargı”, “medya”, “siyaset” ve “sendika” kökenli futbolcularını sık değiştirerek sahaya süren Spartanlar, hem ‘Özel’ hemde ‘Harbi’ eğitimi olan “asker gladyatör”leri ile rakip oyuncuları ve taraftarlarını geçmişteki faili meçhul canavarlıkları ile fena korkutuyorlar. Dile kolay Doğu’da 17 bin beşyüz, Batı’da yüzlerce ünlü cinayet hesaplarında yazılı skor hanelerinde, ama halen sahadalar. Bu zamana kadar kimse hesap soramadı, skor yaparken engel olacak rakip takımda yoktu sahada. Sabırları taşarsa maçı iptal edip hükmen kendilerini galip saymaları nizami değil ama pekala mümkün. Ancak Batı dünyasından maçı izleyen tarafsız gözlemcilerin maçı iptal ettirmeye niyetleri yok, zaten kimin hükmen mağlup olacağı bu sefer belli olmaz.

Hukuku “guguk kuşu” sanan siyasallaşmış yüksek yargı santraforları eliyle ofsayttan goller atan Spartanları, şakşakcı “medya gulyabani”leri utanmadan elleri kızarana kadar yüzleri kızarmadan alkışlıyorlar. “HSYK” denen hakem sahaya indi ve “Demokrat Siviller Takımı”nın yargı oyuncusuna “kırmızı kart” gösterdi. Seyirci ayakta, ‘çakma hukuki’ kılıf biçilen faullü golü yemiyor tribünler ama ne gam, hakem golü nizami sayıyor.

Doksana takılan her Ergenekon golünün hemen ardından, “Demokrat Sivil Takımı”, doksana takılan başka bir güzel golle cevap veriyor. Bu takımda da “asker”, “yargı”, “medya”, “siyaset” ve “sivil toplum” dayanaklı, kökleri sağlam oyuncuları var. Yabancı oyuncu transfer edecek güçte değiller, yerli oyuncularla idare ediyorlar. Oyuncularının yaş ortalaması rakiplerine göre 20 belki 30 yaş genç, bu nedenle çok koşuyor, sahada basılmadık zemin, dinlenmedik telefon bırakmıyorlar. “Bir Numara”lı rakip oyuncunun foyası ortaya çıkıyor, doping kullandığı tespit ediliyor ve oyun dışı kalıyor. Ortam gergin. Oyuncular birbirine her an girebilir veya maç toptan tatil edilebilir.

Kaleciler, ard arda yenen gollerden dolayı çaresiz kalmış, ikiside madara olmuş durumda. Bu ilginç maçta, “okyanusu geçerken derede boğulanlar”a da, “dere geçerken at değiştirenler”e de rastlanıyor. “Atı alıp Üsküdar’ı geçti”ğini sananlar, bir anda gözünü Silivri’de açabiliyor. Kimse gol attığı için ağız tadıyla sevinemiyor, çünkü Spartan tarafından atılan her gol sivil demokrasiye darbe olarak yazıyor.

Her iki takımında “simetrik” veya “asimetrik savaş”, pardon “psikolojik strateji” unsurları saha dışından maça karışıyor, oyuncuları hedef alan yabancı madde atıyorlar, kafa göz yarıyorlar. İnternet’e düşen ses kayıtlarını sızdıranlar iki takımında kadrodışı kalmış derin oyuncuları. Ağır darbe alan hakemin başı kanıyor ama maç tatil edilemiyor. Spartan takımının bu konuda daha tecrübeli olması maçı kazanacağı anlamına gelmiyor. Tribünler, onları sevmiyor, top ve şans Demokrat Siviller’den yana. Maç çok heyecanlı geçiyor, top bir o sahada bir bu sahada.

Geçtiğimiz 2 yıl içinde sürekli oynanan bu futbol maçındaki genel izlenim, maçın mutlak mağlubu veya kesin galibinin olmayacağını gösteriyor. Spartan takımının çok yıprandığı doğru olsa bile antranör ve oyuncu değişkiklikleri ile maça sonuna kadar asılacaklarından emin olabilirsiniz. Şu anda çok yaşlı, çağın gerisinde, moralleri ve kondisyonları bozuk bir kadro ile mücadele ettikleri için her tarafları tel tel dökülüyor. “Demokrat Siviller” ise oldukca donanımlı, birikimli, dinamik ve sağlam temeller üzerinden topla faulsüz hukuk kuralları çerçevesinde oynuyor. Her iki takımında yaptıkları fauller, sert haraketler futbolun içinde olan davranışlar olarak görülüyor, kanıksanmıyor, yadsınmıyor.

Gerçeklere dönecek olursak, kamuoyu önünde oynanan bu maç sırasında TSK’nın itibarını Genelkurmay, adaletin itibarını yargı çevreleri sarstı. Erzincan-Erzurum hattında olup bitenlerden sonra, yüksek yargı tarafsızlığını yitirdi. Yargı reformu, artık kaçınılmaz hale geldi. “Askeri vesayet” tartışmalarını “sivil vesayet” diye savuşturmak isteyenler havada kaldı. “Yargı vesayeti” tartışmaları, artık Anadolu’ya yayılıyor ve halk sokağa inerek hakkını talep ediyor. Suç işleyen başsavcıda olsa, görev yapan veya emekli orgeneralde olsa artık gözaltına alınabiliyor, yargılanabiliyor, tutuklanabiliyor.

İfade vermemek için direnen 3. Ordu Komutanı Saldıray Berk’in bu yıl Ağustos’ta Genelkurmay Başkanı olacak Işıl Koşaner’den boşalan Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na getirildikten sonra 2012 yılında “1 Numara” olacağını ve maçta yenik olan Ergenekon Spartan Takımı’nın maçı iptalle hükmen kazanmak istediğini biliyor muydunuz?





© Copyright 2006 by FarukArslan.com

Sayfa Başı

Gündem
Son Eklenenler
Ergenekon Spartan hükmen galibiyet peşinde!
Abdülkadir Aygan, JİTEM'de çalışanları internette açıkladı
'Ergenekon'a paralel bir örgüt var'
Eski Diyarbakır Emniyet İstihbarat Şube Müdürü Avcı, JİTEM’in eylemlerini anlatti
Cuntadaki kod adı XX
Toronto’da Hidayet coşkusu
Derin devletin 'kara kutusu' Yeşil'in albümü ve sırları
Ordumuzun gerçek ruhu Çanakkale ruhudur Ergenekon ruhu değildir.
Ergenekon’un yurtdışına kaçırdığı tonlarca altın!
Dalan, Doğan'ı aramış: Parayı hazırla !

FarukArslan.com