
|
 |
|
Son güncelleme : Feb 28th, 2006 - 13:44:48 |
Asıl suçlu, Ermeni toplumunu kışkırtan ve aldatan emperyalist devletler idi. Şimdi ki savaşlar cephede değil cephe gerisinden yürütülüyor. Günümüzdeki genç Ermeni nesli kin içinde kan davası gütmek için yetiştirmek isteyenler, Ermenileri tekrar maşa olarak kullanmak isteyen aynı emperyalist güçlerdir. New York Times'ın İstanbul muhabiri Stephan Kinzer, giderayak Erzincan'dan tanıklarla yaptığı söyleşi sonrası yazdığı makalade Ermenileri haklı çıkardı. Radikal yazıları ile tanınan Kinzer, nedense Türklerin katliamına tanıklık yapmış insanlarla konuşmadı.Türklerin katledildiğini görmezlikten gelerek hakikatlere gözlerini yumdu. Bir haberci tarafları dinlemeden haberin sacayaklarını oturtmuş olamaz. Tek taraflı haber, yanlıdır. Kinzer'in yazamadıklarını bilmek her Türk gencinin bir görevidir.
ARKADAN HANÇERLEYEN " MİLLET-İ SADIKA "
Aslında herşey 1870'lerde Taşnak ve Hıncak Ermeni Komitelerinin kurulmasıyla başladı. 1876-77 Osmanlı-Rus savaşında yenilmemizle birlikte Ermeni kabusu ortaya çıktı. Galip devlet Rusya ile anlaşma yapmamızda Ermeniler arabulucu idi. Ayastefanos ve Berlin anlaşmalarına göre Ermeniler artık Osmanlı'yı parçalamak isteyenlerin Truva Atları idi. Bağımsız Ermenistan hayali o dönemde Rus,İngiliz,Fransız herkese ütopya geliyordu. "Milleti Sadıka" sanılan Ermenilerin ihanet edeceğine Osmanlı aydınları bir türlü inanmak istemedi. 1914 yılına kadar yaşanan sürtüşmeler geçiştirildi.1905'de 2. Abdulhamit'e suikast düzenlemeleri bile uyanmamızı sağlamadı. Ancak Birinci Dünya Savaşı ile birlikte Ermeniler silahları ile birlikte Osmanlı ordusundan firar ettiler.1914-1916 yıllarında genel bir isyan başlatan Ermeniler, Rus komutanların emrinde Müslümanların cellatları oldular.
Asker kaçaklarının yakalanması ve celp için köylere giden Jandarmalara ateş açarak karşılık veren Ermeniler artık zivanadan çıkmıştı. Düşman saflarına geçtikleri yetmiyormuş gibi askerlik görevini yapmak isteyen askerlere yollarda saldırdılar. Ermeni piskoposu ve Taşnaklar, Ermeni katilleri cinayet işlemeleri ve haydutluk yapmaları için teşvik ediyordu. Seferberlik ilanı üzerine, Van bölgesinin idaresini meşhur komitecilerden Van milletvekili Vremyan'a, Bitlis ve Muş çevresini de yine Van milletvekili Vahan Papazyan'a verdiler.Muş vadisinde Çanklı Manastır, Kızıl Manastır ve Kepenek cephaneliğe dönmüştü. Bitlis ve çevresinde isyanlar organize edildi. Van'da isyan başlatan Ermeni Komiteciler Erciş ve Adilcevaz'a dadandılar. Rus ve İran'dan giren 400 Ermeni haydut açıkça 'Ermenistan kuruldu' pankartı taşıyordu. Bu bölgelere Mısır ve ABD'den bombalar getirildi. köylere varıncaya kadar çeteler örgütlendi. Müslüman halk hiç bir zaman Ermeniler kadar silaha sahip olamadı. İlk saldırıyı hep Ermeniler yaptı.Kan davasını onlar başlattı. Bitlis,Muş,Van,Hakkari,Siirt,Erzurum,Erzincan ve Trabzon illerinde masum Türkler'e ve Kürtler'e karşı yapılan Ermeni ve Rus mezalimi belgelerle ve dökümanlarla ispatlanmıştır. Sivil halka yönelik katliamlar o denli dehşetli idi ki, toplu mezarların hepsi henüz bulunamadı.Ermenilerin bu isyanlardan amacı,askeri muhabere,ulaşım ve haraketlere ihlal,askeri kuvvet ve birlikleri meşgul etmekti. Ermeni komitecilerin en samimi dostları, akıl hocaları İngiliz,Rus ve Fransız konsolosları idi. Ermeniler artık devleti değil komiteyi tanıyordu.
KATLİAM DEĞİL : KAN DAVASI
Osmanlı hükümetinin bu durum karşısında 1915'te aldığı Tehcir kararı yerindeydi. Hangi ülke olsa 14 ayrı cephede savaşan ordusunun ve cephe gerisindeki milletinin selameti için bu yola tevessül ederdi. Aslında biraz geç kalınmıştı. Tehcir işlemi başlanana kadar Ermeniler bir milyondan fazla müslümanı öldürmüştü. Bu artık bir kan davası haline gelmişti. Tehcir sırasında güvenlik güçlerinin tüm dikkatine rağmen kan davasının kısasının alınmasına engel olmak güçtü. Ayrıca tifo salgını da tehcir sırasında ölümlere yol açtı. Ancak bu rakam kesinlikte Ermenilerin iddia ettiği gibi 1,5 milyon olmadı. Bu tarihte bu rakam dünyadaki toplam Ermeni sayısına yakındı. Ölen Ermeni sayısı 300 bin iken öldürülen Türk ve Kürtlerin sayısı bu rakamın en az dört katı idi.
Savaşı müteakip İtilaf devleti İstanbul'u işgal ettiklerinde Ermeni katliamı iddiasını ispat edemediler. Amerikan arşivleri ve belgeleri Ermenilerin iddialarının tersini söylüyordu; bu nedenle soy kırım,katliam komedisi daha 1920'de bitmişti. İşgalci güaçleri tatmin etmek için "Günah Keçisi " ilan edilerek idam edilen Boğazlıyan Kaymakamı'nın dramını her anımsadığımda boğazımda birşeyler düğümlenir. Ermenilerin öldürdükleri Talat ve Cemal paşalar ile Ermeni terör örgütü ASALA tarafından şehit edilen 34 diplomatımız, yüzyılın yalanının kurbanlarıdır.
AZERİ TÜRKLERİ'DE KATLEDİLDİ
Azeri kardeşlerimizin başına Ermeni komiteciler tarafından getirilenler ise tam bir facia olmakla kalmadı, son yüzyılda Azerbaycan topraklarını gaspeden Ermenistan büyüdükçe büyüdü.
1905-1907 yıllarında Erivan valiliğine bağlı 100 bin Azeri Türkü'nün yaşadığı 199 köy yakıldı, yıkıldı, 1919'da ise aynı havalide iki ay içinde 99 Azeri köyü yaşayanlarıyla beraber yok edildi. Bakü'de en korkunç katliam ise 18 mart 1918'de, Rus ordusunu Azerbaycan'ı antikomünistlerden kurtarmak için çağıran Stephan Şamuyan başkanlığındaki 24'ü ermeni 26 Bakü komiseri tarafından gerçekleştirildi. Üç gün içinde sadece Bakü'de 10 bin Azeri Türkü katledildi. Guba ve Şamahı kentlerinde toplu kıyımlar yapıldı. Guba'da iki gün içinde 2800 kişi öldürüldü, 105 ev yakıldı, 122 köy dağıtıldı. Şamahı'da da 40 köy yakıldı, yıkıldı. Şamuyan 13 Nisan 1918'de Lenin'e yazdığı mektupda, ' Düşman yok edildi. '' diyordu. Büyük Britanya'nın Bakü büyükelçisi, Londra'ya gönderdiği telgrafında dehşeti şöyle özetlemişti : '' Bakü'de ölülerden başka müslüman kalmadı. ''
NURİ PAŞA KURTARDI
Soykırım'ın boyutları, yedi düvelle savaşan Osmanlı ordusunun zorlu günlerde dahi kardeşlerine yardım elini uzatmasıyla büyümeden durduruldu. Doğu Cephesi komutanı Kazım Karabekir, Enver paşa'nın kardeşi, Nuri Paşa komutasında 15 bin Mehmetçiği Nahçıvan üzerinden Bakü'ye gönderdi. Bakü'yü ele geçiren Ermenilere karşı Gence'de Mehmet Emin Resulzade'nin baniliğini yaptığı başbakanlığını ise Fethali han Foyiski'nin üstlendiği Müsavat hükümeti kurulmuştu. Ağustos 1918'de Ermeni-Rus ordusunu mağlup eden Enver paşa, eylülde Bakü'ye girerek Müsavat hükümetini buraya taşıdı. 1800 mehmetçiğin şehit olduğu bu savaşın kahramanları halen Bakü'de şehitler mezarlığında anılarına yükseltilecek anıta müştak. 30 eylül 1918'de imzalanan Mondros mütarekesi, Enver paşa'nın Bakü'yü Enzeli'de oturan İngiliz general Thomson'a devretmesini öngörsede, Ermeni teröristleri kısmen temizlenmişti. Thomson, Müsavat hükümetini tanımakla kalmadı, mart katliamının başmimarı Şamuyan kaçmasına karşın, 25 Bakü komiserini Türkmenistan'ın Agcakum çölünde kurşuna dizdirerek, ülkede Ermeni komitecilerin yükselttiği tansiyonu düşürdü. Ancak komiteciler Bakü dışında rahat durmadılar.1918-1919 yıllarında Nahçıvan'la Azerbaycan arasındaki Zengezur bölgesinde 115 köy dağıtıldı, 7730 sivil ahali vahşice öldürüldü. 28 nisan 1920'de Azerbaycan'ı resmen işgal eden 11. Rus kolordusu komutanı Kirov'un ilk işlerinden biri 1920'de Zengezur bölgesini Ermenistan'a birleştirmek için siyasi karar almak oldu. 1923'de ise Karabağ'a zoraki bir özerklik statüsü verildi.
SICAKLIĞINI KORUYAN KATLİAMLAR
1948-1953 ve 1988'de Ermenilerin soykırım sendromu değişik tarzda nüksetti. Sovyet bürokrasinin damarlarına sızan Ermeni hastalar, sistemin kuralcılığına rağmen, 250 bin Azeri Türkü'nü bu defa öldürmeden tarih boyu yurt edindikleri topraklardan kovdu. Sevan ( Asıl adı Göyçe) gölünün çevresi, yemyeşil Göyçe mahalı,eski Türk diyarı bu gün mezar kadar sessiz. Ermenistan'ın tek milletli monopolis'e çevrilmesi doğrultusunda son 8 yıldır yürüttüğü sistemli katliamlar, Karabağ kazanınıda kaynattı. Karabağ'da yaşayan 41 bin Azeri göç etmek zorunda kaldı. Karabağ savaşında 35 bin kişi öldü, 50 bin kişi sakat kaldı.
26 Şubat 1992'de Rus 7. ordusuna bağlı 366. tugayla beraber 7 bin Azeri'nin yaşadığı Hocalı kentini basan soykırım sendromuna yakalanmış Ermeni hastalar, şehri yakmakla kalmadı, 485 kişiyi de katletti. Karabağ'ın Şuşa ve Laçin kentleri dışında işgal edilen 6 Azeri kentlerini boşaltan bir milyonu aşkın Azeri göçmen, Taşnak komitecilerin ve 50 bin Rus askerinin konuşlandığı Ermenistan'da hayatın normale dönmesini bekliyor. Rus askeri istihbaratı ve Taşnaklar ülkeyi manipule ettiği için hayat bir türlü normale dönmüyor.
ERİVAN'IN DEVLET POLİTİKASI
Günümüzde de Ermeni soykırımı yalanını gündeme getiren ama hiç bir zaman Türk katliamlarını görmek istemeyenlerin ulaşmak istedikleri nihai hedef Ermeni diasporasını Anadolu'ya getirmektir. Bazı Ermeni örgütlerinin izlediği bu politikayı, Ermenistan devlet politikası haline getirdi. Sovyetler'in dağılmasından sonra sözde bağımsızlığını ilan eden gerçekte Rus idaresinden kurtulamayan Ermenistan, 1998'den itibaren Taşnakların kontrolüne girdi. Oysa 1994'de bu parti ırkçı ve zararlı görülürek Ermenistan Eski cumhurbaşkanı Levon Ter Petrosyan tarafından kapatılmıştı. Terör Ermenistan'ı teslim aldı. Cumhurbaşkanlığına Taşnak komitecilerin ellerinde gelen Karabağlı Robert Koçaryan, soykırım için Türkiye'nin kendilerinden özür dilemesini isteyecek kadar küstahlaştı. Hatta UNESCO'ya mektup göndererek Osmanlı'nın kuruluşunun 700. yıldönümünün uluslararası düzeyde kutlanmasına engel olmaya çalışıyordu. Galiba başardı da.. Deprem nedeniyle geçtiğimiz yıl kutlanmasını ertelediğimiz bu yıl ise 'artık geç oldu' bahanesiyle kutlamaktan vazgeçtiğimiz 700. yıl şöleni törenleri ,etkinlikleri esrarengiz biçimde başlamadan bitti.Osmanlı mirası üzerine kurulmuş 35 devletden temsilcilerin çağrıldığı etkinliğe güya fazla ilgi olmaması nedeniyle tören iptal edildi. Osmanlı'ya geçmişine küsmüş bir milletin temsilcileri, dünya kamuoyu önünde oynanan sözde Ermeni soykırım komedisine ne kadar engel olabilir ki?
İSRAİL'İN DÖNEKLİĞİ
Yıllardır Amerika'daki güçlü lobileri ve dünya sermayesindeki payları nedeniyle yakın ilişki içinde olduğumuz İsrail, ağız değiştirdi. 24 Nisan'ı her yıl soy kırım günü diye anan Ermenilerin imdatına bu yıl Yahudiler yetişti. İsrail Milli Eğitim Bakanı Yossi Sarid ve Adalet Bakanı Yossi Beilin'in arka arkaya yaptığı şok açıklamalar Ankara'yı derinden sarstı. Yahudi bakanlar, " Türkler Ermeni soy kırımını tanısın,bu olayı ders kitaplarına alalım. " diyordu. Bu olayı münferit,şahsi görüş diye geçiştirmeye çalışan Tel Aviv'den Ankara'nın talep ettiği resmi özür gelmedi. Oysa İsrail'de Ermeni diasporası bulunmuyor. O halde ne oluyor ? Ermeniler yıllardır Amerikan Kongresinde, Fransız Senatosunda Rus Dumasında,İtalyan,Belçika,İsveç ve Danimarka parlamentolarında Ermeni soy kırım yasası çıkartmak için tüm güçlerini kullanıyor. Bunlardan bazılarında belli ölçüde başarılıda oldular. Başarılı olunmadığı sanılan ülkelerin yönetimleri, bu kozu Türkiye'ye karşı kullanıyor. 2000 yılında Ermenilerin özellikle ABD'de taktik değiştirdikleri gözlemleniyor. Virginia'da amaçlarına ulaşan Ermeniler, ABD'nin diğer eyaletlerinde artık Yahudilerle işbirliği yapmaya başladılar. New York'un dört büyük parçasından biri olan New Jersey parlamentosunda Yahudiler ve Ermeniler ortak bir soykırım tasarısını gündeme getirdiler. Bu tasarıda dünyadaki tüm soy kırımların tanınması öngörülüyor. Tutsilerden,Bosnalılara,Çeçenlerden Yahudi,Asuri ve Kürtlere kadar pek çok milletin adı tasarıda geçiyor. Bu tasarı ile Ermeniler, şimdiye kadar karşılarına çıkan Yahudileri de cenaplarına çektiler. Bu nedenle Yahudi bakanların bu yılki sürpriz çıkışları aslında Ankara için sürpriz olmamalıydı. Genital Line şirketine bugüne kadar Türkiye lehine lobi çalışması yapması için yılda 3 milyon dolar ödeyen Ankara, ne zaman ABD'de yaşayan Türkleri hatırlayacak merak ediyorum. Yahudilerde döneklik yaptığına göre Türk'ün hakkını hukukunu Türk'ten başka kimsenin layıkıyla savunmayacağını umarım geç olmadan anlarız.
Azeri Türkü'nün yaşadığı katliamlar halen sıcaklığını koruyor. Öldürülen sanki sinek,böcek.. Türkiye Türklerinin yaşadığı katliamın tanıklarını da bulmak mümkün. Şahitler,tanıklar,mağdurlar hâlâ yaşıyor.Tabi Ermeni değil ki,85 yıl sonra bile yalanları ile birlikte tarih yapılsın. Türklerin katliamını kim hatırlıyor? Türkiye uzmanı olarak ülkesine döndüğünü sanan Amerikalı gazeteci Stephan Kinzer, Ermenilerin nasıl katliam yaptığını merak etmiyebilir.Ya Türkler.Biz unutmamak zorundayız...
© Copyright 2006 by FarukArslan.com
Sayfa Başı
|
|
 |

|